Yerken dağılmasının dışında görünüşü de, tadı da çok hoş. Servis bıçağınız keskinse bu sorun da ortadan kalkıyor. Aslında tavukları da, yuvarlak doğradığınız sebzelerin boyunda kesip, kat kat dizdikten sonra üzerlerine bir kürdan batırıp öyle pişirirseniz de hoş bir görüntü olur sanırım ve yerken daha rahat edersiniz. Bence yerken dağılması sorun değil aslında, bu ayrıntıyı sadece eşim kesmek çok zor diye söylendiği için yazıyorum, tabi yemeği fırından çıkartır, çıkartmaz önüne koyup, “hadi tadına bak” dememin de büyük etkisi var kesmesinin zor olmasında, yemek biraz ılındıktan sonra servis yaparsanız bence böyle bir sorunla karşılaşmazsınız.
Çocuklar için hazırlayacaksanız, bir aluminyum folyo ile sandivç gibi sarıp öyle servis yapabilirsiniz.
İçine koyacağınız malzemeleri isteğinize göre değiştirebilirsiniz ama pane harcı ile fırında pişen kabak ve patlıcanın tadı, yemeklerinde olduğundan çok farklı oluyor, bu sebzeleri yemeyenlere yedirmek için iyi bir yöntem olabilir.
Bu tarifi gördüğümden beri (Lezzet dergisi) yapmayı düşünüyordum ama bir türlü aklıma gelip de tahin almadığım için bu güne kadar ertelendi. Tarifin aslında çeviz yoktu ama ben yakışacağını düşündüğüm için biraz ekledim. Pekmez ve tahin tadını seviyorsanız, damakta hoş bir tat bırakıyor, hafif bir tadı var, az şekerli desem yeri var sanırım, ayrıca derginin diyet tatlar bölümündeydi bu tarif, bu da denememde önemli rol oynadı tabi:)
Yazının tamamını okuyun »
Yaz akşamları için yemek hazırlamak oldukça zahmet veriyor insana, hem ne yapacağına karar veremiyorsun (sıcaktan), hem basit bir şeyi bile yapmak çok zor gelebiliyor insana. Her ne kadar bu yemeği yapmaya başladığım an fırından gelen ısı ve tam olarak ne yaptığımı bilmememin verdiği sıkıntıyla başladığıma bin pişman olsamda, sonuca değdi doğrusu. Hem hafif, hem sağlıklı, hem de lezzetli bir yemek çıktı ortaya.
Dediğim gibi ortaya ne çıkacağını bilmediğim için hazırlık aşamalarını fotoğraflamadım, sebzeleri hangi kalınlıkta ve nasıl doğrayacağınızı resimlerden tahmin edebilirsiniz sanırım. Bu arada, ben sebzeleri biraz diri sevdiğim için fazla pişirmedim ama bu şekilde daha bir güzel oldu sanki, yani patlıcanlar öldü mü, kabaklar pişti mi diye endişelenmeyin, kıyır kıyır da çok hoş oluyor.
Yazının tamamını okuyun »
Bu sevimli kabakları Gaziosmanpaşa’da ki çarşamba pazarından aldım, gidenler bilir, pazarda adeta yok yok. İnsan kendini kaybediyor ve almaya gittiği şey dışında bir sürü şey alıp ancak öyle çıkabiliyor :).
Bu kabaklara İzmir tarafında girit kabağı deniyor ama kimi yerlerde yayla ve kıbrıs kabağı olarak da biliniyor, şu an pazarlarda bolca mevcut ve tadı da çok daha güzel. Yanında yoğurt ve dereotu ile daha da nefis oluyor.
Yazının tamamını okuyun »
Hem yemek yapmanız, hem de başka işleri halletmeniz gerekiyorsa bu tarif aklınızın bir yerinde dursun, çünkü yemekle bir tencereye koyarken, bir de piştiğini kontrol ederken muhatap oluyorsunuz
Yazının tamamını okuyun »





